Nezaket mi? O da ne??

Nezaketin tanımı senin için nedir? Nezaket hayatında ne kadar var ? Sen ne kadar nezaketli davranıyorsun? Karşındakiler sana ne kadar nezaketli davranıyor?

Tüm bu sorulara cevap aramıyor olsak da, “nezaket”in tanımıyla ilgili herkesin bir ilginç bakış açısı var.

Hoşgörü, kibarlık, cömertlik.. Her ne ise bu senin için, bunu daha fazla kolaylıkla, neşeyle, sana daha fazla alan yaratacak şekilde hayatında yaratsaydın, alıp kabul etseydin, bu neye benzerdi?

Nezaketin olmadığı yerde yargı vardır. Yargıdan işlediğiniz her yer, bu kendinize karşı olsun, başkasına karşı olsun, son derece daraltıcı ve zarar veren, yıkan bir enerjidir. Dolayısıyla yargısız olmak, kendini ve ya karşındakini yargılamamak nezaketi doğal yoldan yaratmanıza yardımcı olur.

Kimsenin senin ne olduğun ve ya ne olmadığın ile ilgili söyledikleri ve ya yaptıkları, senin sen olmana izin vermeyen bir harekettir. Ve bu tam anlamıyla bir kabalıktır. Sen, kendini her ne isen olduğu şekilde kabul eder, karşı tarafın bildirimini ilginç bakış açısı olarak nitelendirdiğin noktada kendine nezaketi yaratırsınız. Sonsuz bir varlık olan sen, neden başkalarının fikirleriyle, düşünceleriyle, hisleriyle, kararları ve ya sonuçları, yargılarıyla ışığını yok edesin ki..

Sen kendine ne kadar nazik olursan, sen ne kadar nezaketin kendisi olursan, bu enerjiyle ışır, bu ışıkla parlarsın ve etrafına sana ve etrafına daha fazla nazik davranan insanları çekersin.

Nezaketin olmadığı bir alanda ise incinebilir olmak seni güçlendirir. Olduğun kişi olmak, seni güçlendirir.

Yargı ve ya yaratılan nezaketsizlik unutma ki seninle alakalı değildir. Emin ol ki, yargılayan zamanında bununla da yargılanmıştır, ya da yargılanacaktır.

Dolayısıyla konu seninle alakalı değil..

ZEYNEP ÖZYÖRÜK

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!